Devrim'den sonra bir ilk... Ve yerli otomobil sahneye çıktı...

2022 yılında üretimine başlayacağı, geliştirme süreci devam eden otomobilin ön gösterim versiyonunu bugün tanıtıldı...

Devrim'den sonra bir ilk... Ve yerli otomobil sahneye çıktı...
Devrim'den sonra bir ilk... Ve yerli otomobil sahneye çıktı...
Devrim'den sonra bir ilk... Ve yerli otomobil sahneye çıktı...
Devrim'den sonra bir ilk... Ve yerli otomobil sahneye çıktı...
Devrim'den sonra bir ilk... Ve yerli otomobil sahneye çıktı...
Devrim'den sonra bir ilk... Ve yerli otomobil sahneye çıktı...
Devrim'den sonra bir ilk... Ve yerli otomobil sahneye çıktı...

Türkiye'nin Otomobili Girişim Grubu'nun (TOGG), 2022 yılında üretimine başlayacağı, geliştirme süreci devam eden otomobilin ön gösterim versiyonunu bugün tanıtıldı.

Gebze’deki Bilişim Vadisi’nde düzenlenen "Yeniliğe Yolculuk Buluşması" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımının yanı sıra, Cumhurbaşkanlığı Kabinesi üyeleri, TOBB başkan ve yardımcıları, TOGG hissedarları, otomotiv endüstrisi, otomotiv tedarik sanayisi, iş dünyasının temsilcileri, medya temsilcileri ile TOGG çalışanları ve yakınlarının katıldığı 2 bin kişilik bir davetli topluluğuyla gerçekleşiyor.

Türkiye'nin ilk yerli otomobili Devrim'in yanı sıra Türkiye'nin Otomobili'ne ait modüler ve elektrik güç ünitesi de tören alanında sergileniyor. Erdoğan, Devrim arabasının yanına gelerek önce inceledi, ardından Devrim'in sürücü koltuğuna oturdu.

ÖZELLİKLERİ NE OLACAK

Segmentinin en uzun aks mesafesine sahip otomobilin teknik özelliklerine ilişkin bilgiler de ilk kez paylaşıldı. Paylaşılan bilgiler şöyle:

 

“Buna göre, “Türkiye'nin Otomobili”, 30 dakikanın altında hızlı şarj ile yüzde 80 doluluğa ulaşacak. Doğuştan elektrikli modüler platform ile 300+ ve 500+ kilometre menzil opsiyonlarına sahip olacak otomobil, merkeze sürekli bağlı olacak ve güncellemeleri uzaktan 4G/5G bağlantısıyla alabilecek.

Gelişmiş batarya yönetim ve aktif termal yönetim sistemlerinin sağladığı uzun ömürlü batarya paketine sahip olan otomobil, 200 beygir güç ile 7,6 saniye, 400 beygir güç ile de 4,8 saniye altında 0-100 km/s hızlanabilecek.

Euro NCAP 5 yıldız seviyesine uyumlu, platforma entegre edilmiş batarya ile yüksek çarpışma dayanımı ve yüzde 30 daha fazla burulma direncine sahip olacak. Araç menziline yüzde 20'ye kadar katkı sağlayan geri kazanımlı frenleme de otomobilin önemli özelliklerinden biri olarak öne çıkıyor.”

 

“BÖYLE BİR FAALİYETE BAŞLAMANIN TAM ZAMANI OLDUĞUNU DÜŞÜNÜYORUZ”

Türkiye'nin Otomobili Ortak Girişim Grubu (TOGG) CEO'su Mehmet Gürkan Karakaş, hislerini "Şu anın tarifi yok. Çok heyecanlıyız. Ben, bütün arkadaşlarım, sabaha kadar uyuyamadık" ifadesiyle anlattı.

Karakaş, devamla yerli otomobilin sunumuna başladı:

"Türkiye’nin özlemini gidermek amacıyla çıktığımız yolda hayallerimizi ileri taşımak üzere otomobilden daha fazlasını yapmak üzere söz verdik, önce kendimize sonra sizlere. Bugün sizlere geldiğimiz noktayı anlatmak, otomobilimizi tanıtmak ve otomobilden daha fazlasını ifade etmek istiyoruz.

Böyle bir faaliyete başlamanın tam zamanı olduğunu düşünüyoruz. Dünyada otomotiv ile ilgili  kurallar değişiyor. Otomobilimiz akıllı bir cihaza dönüşmekte, otomobil yeni bir yaşam alanı olarak kullanılabilmekte…

Artık nesnelerin internetiyle bağlantılı otomobiller, otomobilin kendisinin internetli olduğu bir dünyadan bahsediyoruz. Şehirlerimiz, evlerimiz, fabrikalarımız akıllandıkça otomobillerimiz bir yaşam alanına, her birinin iç içe girdiği bir alana dönüşüyoruz. Bu nedenle biz diyoruz ki, doğru zamanda yola çıktık. Bize soruldu geç kalmadınız mı? Artık eskiden olduğu gibi büyükler değil, çevik olan, yaratıcı olan, işbirlikçi olan ve kullanıcıyı faaliyetlerin merkezine koyan şirketler, organizasyonlar başarılı olabiliyor.

Bizim yola çıktığımızda iki hedefimizi olmazsa olmaz olarak belirledik. Birincisi fikri sinai mülkiyeti yüzde 100 Türkiye’ye, Türkiyemize ait küresel bir marka olarak, bunu yaparken teknolojinin en güncelini yeni neslini kullanmak. Biraz önce de söylediğimiz gibi, doğuştan elektrikli bir otomobil geliştirmek. Nesnelerin internetiyle başından planlayarak akıllı bir cihaz olarak düşünmek ve küresel rekabet etmek.

İkinci hedefimiz, Türkiye’nin mobilite eko sisteminin çekirdeğini oluşturmak istiyoruz. Bir otomobilden fazlası derken tabi ki de biz bir otomobilden başlıyoruz. Ama başından itibaren biz bu otomobili 2025’ten sonrası akıllı cihazını düşünerek geliştiriyoruz. Elektrik elektronik mimarisini şimdiden tasarlıyoruz. Bu akıllı cihazımız, akıllı şehirlerle yeni çözümler üretebilen, veritabanlı hizmetlerde iş imkanları sağlayan ve akıllı şarj imkanlarıyla da daha fazla iş imkanları sunabilecek bir sistemden bahsediyoruz.

“‘NASIL YAPACAKSINIZ, BAŞARACAKSINIZ’ DİYE SORDUKLARINDA…”

Daha sonra sordukları sorulardan birisi de “nasıl yapacaksınız, başaracaksınız” Biz bu projeye başlamazdan önce 18 şirketi inceledik, iyi yönleriyle kötü yönleriyle. Bu bağlamda 15 yıllık kapsamlı bir plan hazırladık. Hemen akabinde işinin ehli, işine adanmış; sadece dün akşama mahsus değildi, aylardır heyecandan uyuyamıyoruz. Her faaliyetimiz müşterimizi, kullanıcımızı, tüketicimizi ön planda tutuyoruz. Bizim rakiplerimiz startup girişimci olan rakipler. Peki tüm bunları yaparken ve küresel rekabetten bahsederken bizim dünyanın en iyileriyle çalışmaktan başka bir lüksümüz var mı? Yok.

“TÜRKİYE’NİN MOBİLİTE EKOSİSTEMİNİ KURACAĞIZ”

Dünyanın en iyilerini Türkiye’de bulduğumuzda, yoksa yurt dışından bularak beraber çalışıyoruz. Peki etrafımızda oluşturmaya çalıştığımız kimlerdir diye değinmek istiyorum. Biz aylardır Türkiye’deki yan sanayi ve tedarikçilerle beraber başlıyoruz. Peki otomobili yaptık, şarj altyapısı ne durumda? Bu konuda bakanlıklarımızla ortak çalışıyoruz. 2022 yılında şarj altyapı ünitelerinin çözüleceğine inanıyoruz.

Peki Bilişim Vadisi’ne neden geldik? Türkiye’deki otomotivin merkezine geldik. Fabrikamızı da çok yakınlara konumlandıracağız. Ve bilişim vadisinde, işbirlikçiler, girişimciler olarak altyapıyı bulduğumuz için de Türkiye’nin mobilite ekosistemini kuracağız.

Bizim farkımız ne olacak? Her şeyden önce biz ortaklık yapımızla bir ekosistem kurduk. Sıfır emisyon araçlar için sıfırdan başladık. Fikri mülkiyeti yüzde 100 bizim olan bir otomobilden bahsediyoruz. 15 sene içinde 5 modelimiz olacak.

 

 

Marka isimlendirmesini önümüzdeki senelerde yapacağız.

Ürünümüze baktığımızda 200 beygir ve 400 beygir iki alternatif olacak. 500 km menzil ve hızlı şarj ile 30 dakikanın altında şarj imkanı sağlıyoruz. Akıllı bağlantı, internet üzerinden güncelleme; otomobilimizde standart olarak sunulacak. Otonom seviyesine hazır bir teknolojiyle yola çıkıyoruz. En çok önemsediğimiz konulardan birisi sürüş güvenliği. Her türlü ön görüleri düşünerek ve ürün geliştirme sürecini kısaltacak şekilde ilerliyoruz.

Aracın holografik asistanı var.

Peki, teknoloji odağımızda ne var? Bir, özgün teknoloji var. Bataryasını sıfırdan geliştirdiğimiz, hiçbir yerden almadığımız, tamamıyla bizim ihtiyaçlarımıza uygun bir teknoloji. Yetkinlik; ülkemizde savunma sanayiinde mükemmel mühendislerimiz var. Otomobilimizin modellemesiyle bir sürü simülasyonu hızlı şekilde yapabiliyoruz. Dönüşüm; teknolojiyle birlikte ilerleyerek evinizdeki aletlere bağlanabilen bir teknolojiden bahsediyoruz.

Türkiye’nin otomobili ne demektir? Her şeyden önce Türkiye’nin küresel bir markasıdır. Kararlarını bağımsız verebilen, eko sistemini kendisi oluşturabilen bir şirket. Doğru zamanda doğru yola çıktığımızı söylemiştik. Yetkinliklerimize baktığımızda, yapabileceklerimize baktığımızda doğru yerde yola çıktık diyoruz."

 

 

Yerli otomobilin üretilecek 5 farklı modeli

HİSARCIKLIOĞLU: KENDİ PATENTLERİMİZ İÇİN YABANCI MÜHENDİSLERİMİZİ ÇALIŞTIRACAĞIZ

TOGG Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu yerli otomobil projesi ile ilgili yaşanan süreci anlattı. Hisarcıklıoğlu'nun açıklamlarından satır başları:

“TOBB olarak 1,5 milyon üyemizle ülkemizin gelişmesi için çok önemli misyonlar üstlendik. Ancak bugün bir başka gururluyum, farklı bir heyecan duyuyorum. Türkiye’nin yarım asırlık hayaline kavuşturacak yeni bir adım atıyoruz. 2017’de sayın Cumhurbaşkanımız bize bir çağrı yapmış ve bu işi bizim üstlenmemizi istemişti. Biz de yola çıktık. Babayiğitlerimizi bir araya getirdik. Rabbimize şükürler olsun verdiğimiz sözün arkasındayız. Bu vatanın evladı olarak gurur duyuyorum.

Gürcan bey biraz önce elektrikli otomobil ve yeni mobilite ekosisteminin ne kadar önemli olduğunu çok güzel bir sunumla anlattı. Otomotiv sektörü dünyada kabuk değiştiriyor. Bizim için de yeni bir fırsat penceresi. 1960’larda biz bu fırsatı kaçırmıştık. Devrim arabasına sahip çıkamamış ve Türkiye’nin otomobilini yapamamıştık. Ama bu sefer Allah’ın izniyle başaracağız. 2017 Mayıs’ında sayın Cumhurbaşkanımıza söz verdik. Dalga geçtiler. 2017 Kasım’da Ortak Girişim Grubumuzu kurduk, inanmadılar. 2018 Haziran’ında şirketimizi kurduk, güldüler. Ama bakın bugün buradayız. Türk özel sektörünün birikimi, işte birazdan Türkiye’nin otomobilini hep birlikte göreceğiz. Bu 82 milyonun gururu, Türkiye’nin otomobili.

Bu sadece Türkiye’de üretilmeyecek. Markası, patenti bizim olacak. Lisans almayacağız, lisans satacağız. Montaj yapmayacağız, montaj yaptıracağız Cumhurbaşkanımızın dediği gibi. Başkasının patenti için çalışmayacağız, kendi patentlerimiz için yabancı mühendislerimizi çalıştıracağız. 15 yılda en az 22 milyar lira yatırım yapılacak.

“BİZİ MÜJDESİZ BIRAKMADI BU SABAH İMZALADI”

Türkiye’nin otomobili dört alanda devrim yapıyor. Bunlardan ilki, işbirliğimiz modeli. Bize hep “Türkler ortaklık kuramaz” dendi. Fakat farklı sektörlerden babayiğitleri aynı masaya topladık. Büyük olsun hepimizin olsun dedik. İkincisi, yıllardır Türkiye’de nitelikli çalışanlar, mühendisler yurt dışına gidiyor dediler. Dünyanın en başarılı Türk üreticilerinden Gürcan Karakaş’ı Almanya’dan aldık getirdik. Yanında da dünyanın dört bir yanından Türkü Almanı Amerikalısı Asyalısı yüzlerce beyni bilişim vadisinde toplamaya başladık. Yani beyin göçünü tersine çevirdik. Üçüncü olarak, ilk defa dünyayla teknolojiyle başa oynuyoruz. Şimdiyse biz elektrikli araba yapıyoruz. Bugün Amerika’da Çin’de Avrupa’da ne yapılıyorsa aynısını ve en önemlisi aynı zamanda yapıyoruz.

Eskiden devlet teşvik verirdi, yatırımcıyı beklerdi. Artık devlet hedef veriyor.  Böyle büyük bir projenin fikrini, vizyonunu ortaya koyan sayın Cumhurbaşkanımıza şükranlarımı sunuyorum. Sayın Cumhurbaşkanım, sadece fikri ve vizyonu ortaya koymakla kalmadı, her aşamada bizi destekledi. Gece gündüz demeden ne zaman kapısını çalsak bize yardımcı oldu. Sağ olsun bizi müjdesiz bırakmadı. Bu yatırımın teşvik kararını da bu sabah imzalayarak çıkarttı. İkinci olarak bakanlarımıza ve kurumlarımıza teşekkür etmek istiyorum.”

VARANK: TÜM KRİTİK TEKNOLOJİLERİ ÖZGÜN OLARAK GELİŞTİRME İMKANIMIZ VAR

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank'ın konuşmasından notlar:

“Ülkemizin teknoloji üssü Bilişim Vadisi’nin resmi açılışı ve TOGG’un yeniliğe yolculuk buluşması vesilesiyle bir araya geldik. Hepiniz hoş geldiniz ve şeref verdiniz diyor, milletimizi ve sizleri saygıyla selamlıyorum. 2002 yılında 36 milyar dolar ihracat yapabilen bunu da düşük sektörel çeşitlilikle gerçekleştiren bir sanayi altyapısına sahiptik. Sizin liderliğinizde 17 yılda güçlü bir ARGE ve girişimcilik ekosistemi oluşturduk. Bugün artık 170 milyar dolara ulaşan bir ihracat hacmine sahibiz.  Savunma sanayinde tüm dünyanın konuştuğu yeni bir başarı hikayemizi yazdık. Yüzde 20’lerde olan yerlilik oranını yüzde 70’lere çıkardık. 

Bugün de ekonomik ve teknolojik bağımsızlığımızı güçlendirme yolunda ülkemizin en büyük teknoparkı bilişim vadisini resmen açıyoruz. Bilişim Vadisi’nin paydaşları olan kamu, üniversite, sanayi ve STK’lar güçlü bir sinerji oluşturacaklar. Buradaki somut projelerle küresel markalarımızın oluşmasına ve Türk girişimlerinin ortaya çıkmasını sağlayacağız. Birazdan sayın cumhurbaşkanımız bilişim vadisinin geleceğiyle ilgili güzel müjdeler verecek.

Devrim otomobili gibi cesaretli adımlar atıldı. Ama maalesef yeterli ekosistem gelişmediğinden en çok da bu işleri yüreklendirecek siyasi bir irade olmadığından böyle fevkalade çabalar olmadı. Birçok fırsatı kaçırmış olduk. Son 17 yılın en büyük başarısı işte bu zihinleri dönüştürmek oldu. Gencinden yaşlısına tüm milletimiz tarih boyu sahip olduğu özgüveni geri kazanmış oldu. Bugün Türk müteşebbislerin başarı hikayelerine göğsümüz kabararak şahitlik ediyoruz. Yıllarca bu millete “yapamazsınız, başaramazsınız “diyenlere inat en iyisini biz yaparız dediğimiz günlere geldik.

Sayın Cumhurbaşkanım, siz yıllarca milletimizin de talebi olan bu fikri dile getirdiniz, bu hayale inandınız. Bu işin altından kalkacak babayiğitler aradınız. İş dünyamız da sizin bu çabanıza destek verdi. Şimdi de Türkiye’nin Otomobilini dünyaya tanıtıyorlar. Her biri birbirinden tecrübeli parlak zihinler burada, bu otomobili geliştiriyorlar. Bu otomobilden kazanılan her kuruş Türkiye’nin kazancıdır. Bu gurur 82 milyon vatandaşımızın gururudur. Türkiye’nin otomobili sadece bir araba üretme projesi değildir. Türkiye’nin yeni fırsatları yakalama hamlesidir.

Otomotiv sektörü köklü bir değişimden geçiyor. Bugün elektrikli ve bağlantılı araçlar toplam araç sayış gelirlerinin yalnızca yüzde 1’ine sahipken, 15 yıl sonra bu oran yüzde 40’lara çıkacak. Bu otomobiller ve mobilite ekosisteminin içereceği tüm kritik teknolojileri özgün olarak geliştirme imkanımız var.

Sayın Cumhurbaşkanım, siz tanıtım tarihini açıklayınca ben de fotoğraf paylaştım. 'Arabalar mı büyük, yoksa Bakan'ın boyu mu kısa?' diye oldukça yoğun tartımalar oldu. Birazdan siz arabaların yanında durunca aracın boyutları ortaya çıkacak."

ERDOĞAN: “TÜRKİYE’NİN 60 YILLIK RÜYASININ GERÇEĞE DÖNÜŞMESİNE HEP BİRLİKTE ŞAHİTLİK EDİYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamalarından satır başları şöyle:

"Sizleri bu anlamlı buluşmada, en kalbi duygularla, hasretle muhabbetle selamlıyorum. Bugün ülkemiz için tarihi bir güne, Türkiye’nin 60 yıllık rüyasının gerçeğe dönüşmesine hep birlikte şahitlik ediyoruz.

Yıllardır Türkiye’nin kendi otomobilini üretmesi gerektiğini, bizim montajcılıktan çok daha iyisine layık olduğunuzu hep dile getiririz. Ülkemizi 350 bini bile bulmayan otomotiv üretim potansiyelinden 1,5 milyonun üzerinde bir otomotiv üretim seviyesine çıkardık. Bu sektördeki ihracatımız 32 milyar dolara ulaştı. Ama maalesef kendi otomobilimizi üretme çabalarımızda uzun süre netice alamadık. Bu konuda birçok adım attık. Girişimde bulunduk. Bizim hayalimiz tüm hakları ülkemize ait olan, tasarımcılarımızın emekleriyle yoğrulan, milli teknolojilerle üretilen dünyaya adımızı duyuracak bir otomobile sahip olmaktı. Bunun için de bir babayiğit arıyorduk. Nihayetinde milletimizin bu hayaline gönül veren babayiğitler ortaya çıktı ve TOGG’u kurdu.

 

“BU SÜREÇTE SESSİZ AMA DERİNDEN GİDİLDİ”

Bu iş için mühendislerimiz gecesini gündüzüne kattı, evinden, çocuğundan ayrı kalma pahasına çalıştı, çabaladı. Bunların bir kısmı da yurt dışındaki prestijli işlerini bırakıp, vatanlarına dönen arkadaşlarımızdan oluşuyor. Ki CEO’muz böyle bir arkadaşımız, kendisine özellikle teşekkür ediyoruz. Fakat bu süreçte sessiz ama derinden gidildi. İşte bugün araçları ilk kez sizlerle paylaşıyoruz.

İçinde bulunduğumuz bu mekanı da özellikle seçtik. Burası Türkiye’nin bilişim vadisi. Burası Türkiye’nin yarınlarını şekillendirecek teknoloji üssü. Aslında biz bu tarihi günde iki mega projeyi aynı anda hayata geçiriyoruz. Hem bilişim vadimizin resmi açılışını gerçekleştiriyor, hem de otomobilimizin ön gösterimini sizlerle paylaşıyoruz.

Türkiye’nin yerli ve milli otomobil arayışı malum yeni değildi. İlk yerli otomobil denemesi olan Devrim’in hikayesi aynı zamanda bize hayallerimizin nasıl kâbusa dönüştürüldüğünün de örneğidir. İşte dışarda Devrim otomobilini gördük. Daha önce uçak yapan, motor geliştiren, silah üreten müteşebbislerimizin başına ne gelmişse, Devrim otomobilimizin başına da aynısı gelmiştir. Kimin sesi olduğu artık gün gibi aşikar olan birileri çıkıp, diğer projeler gibi bunun da hem psikolojik hem de fiili olarak sabote edildiğini görüyoruz. Zor şartlarda kurduğu silah fabrikasında hayranlıkla takip edilen kişiyi, fabrikasıyla beraber havaya uçuranların amacının ne olduğunu gördük.

 

 

“TÜRKLER OTOMOBİL ÜRETEMEZ’ DİYE KAMPANYA BAŞLATTILAR”

Devrim üretilirken, “Türkler otomobil üretemez” diye kampanya başlatılıyor. İşin ilginç yanı dönemin sanayi bakanının da buna katılmış olması… Nerelerden geçmişiz ya. Bu teşebbüs hayata geçirilebilseydi bugün Türkiye bambaşka yerde olurdu. Ülkemizin ilk motor fabrika teşebbüsünü başlatan Necmettin Erbakan hocamızı da rahmetle minnetle yad ediyoruz. İnşallah farklı kurumlarımız nezdinde başlattığımız projelerimiz sonuçlandığında birkaç yıl içinde motor meselesini de kökten çözmüş olacağız. Kaybettiğimiz 65 yılın hesabını sormayı da milletimize bırakıyorum.

Geçmişte Devrim otomobilinin önünü kesmeyi başardılar. Ancak bu kez devrin otomobilinin önünü kesemeyecekler.

Gemlik'te Silahlı Kuvvetlerimize ait büyükçe bir yerimiz var. Bu alanın 1 milyon metrekaresini tahsis edeceğiz. Fabrikanın yapımına başlayacağız.

İlk ön siparişi de buradan veriyorum." dedi.

Erdoğan toplantıda "Made in Turkey" yazılmasına sinirlendi, "Made in Türkiye" yazılmasını istedi.